tahsilli

listen to the pronunciation of tahsilli
Turkish - English
well informed
educated

Tom was highly educated and spoke several languages fluently. - Tom oldukça tahsilliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.

educated, lettered
literate
lettered
educate

Tom was highly educated and spoke several languages fluently. - Tom oldukça tahsilliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.

{s} informed
tahsil
{i} study
tahsil
finding out
tahsil
collecting
tahsil
education
tahsil
course
tahsil
collecting (money or taxes)
tahsil
be charged
tahsil
(para) perception
tahsil
training
tahsil
education, study " öğrenim; collecting" toplama, alma
tahsil
education; being educated; learning (something)
English - English

Definition of tahsilli in English English dictionary

tahsil
An administrative division in India and Pakistan
tahsil
{i} administrative district in India
Turkish - Turkish

Definition of tahsilli in Turkish Turkish dictionary

TAHSİL
(Osmanlı Dönemi) Aşikâre eylemek
TAHSİL
(Osmanlı Dönemi) İlim edinmek. İlim öğrenmek veya öğretmek için çalışmak
TAHSİL
(Osmanlı Dönemi) Vergi toplamak
TAHSİL
(Osmanlı Dönemi) Hâsıl etmek
tahsil
Alma, toplama
tahsil
Öğrenim
tahsil
(Osmanlı Dönemi) gelir elde etme, hâsıl etme, elde etme, meydana getirme, kazanma
tahsil
Parayı alma, toplama: "İcra yoluyla tahsile gideriz, o sonra parasını geri alır."- B. Felek. Öğrenim: "Oğullarının birini tahsil için İstanbul'a göndermiş, ikisini yanında alıkoymuştu."- Y. K. Karaosmanoğlu
tahsilli
Favorites