tahrip

listen to the pronunciation of tahrip
Turkish - English
ravage

The city was ravaged by a tornado. - Şehir bir hortum tarafından tahrip edildi.

destruction

This rainy season brings a lot of destruction. - Bu yağışlı sezon çok tahrip getiriyor.

The destruction of the ozone layer affects the environment. - Ozon tabakasının tahrip edilmesi çevreyi etkiler.

destruction, demolition, devastation
slashing
demolition
ruination
destroying

When I was a child, I enjoyed destroying anthills. - Çocukken karınca yuvalarını tahrip etmeyi severdim.

She's destroying her clothes. - O, elbiselerini tahrip ediyor.

demolish
subversion
ruin

It's people like you who are ruining our country. - Ülkemizi tahrip edenler senin gibi insanlar.

vandalised
vandalized
trash
tahrip etmek
{f} destroy
tahrip etkisi
ravage
tahrip etmek
demolish
tahrip bombası
demolition bomb
tahrip bombası
high explosive bomb
tahrip edici
destroying
tahrip edici
damning
tahrip edici
devastating

It was absolutely devastating. - Bu kesinlikle tahrip ediciydi.

tahrip edici
subversive
tahrip edici
shattering
tahrip edilemezlik
indestructibility
tahrip etme
destroying

When I was a child, I enjoyed destroying anthills. - Çocukken karınca yuvalarını tahrip etmeyi severdim.

tahrip etme
devastating
tahrip etme
obliteration
tahrip etme
kill
tahrip etmek
to destroy, to devastate, to ruin
tahrip etmek
to destroy, ruin, devastate; to demolish
tahrip etmek
devastate
tahrip etmek
batter down
tahrip etmek
blow up
tahrip gücü yüksek
high explosive
tahrip gücü yüksek bomba
high explosive bomb
tahrip gücü yüksek bomba
demolition bomb
tahrip kalıbı demolition charge
(of dynamite)
tahrip maddesi
shot
tahrip mangası
mil . demolition squad
tank tahrip bölgesi
(Askeri) armour kill zone
tank tahrip edici
(Askeri) tank destroyer
tahrip etmek
ruin
tahrip etmek
trash
torpil ile tahrip etmek
torpedo
tahrip etmek
dilapidate
tahrip etmek
lay waste
atom bombası ile tahrip etmek
nuke
bombardımanla tahrip etmek
prang
denizaltı tahrip
antisubmarine
dokuları zamanla tahrip eden
rodent
içini tahrip etmek
gut
ozon tabakasını tahrip edici madde
(Hukuk) ozone depleting substance ÖÖÖÖ
tahrip etmek
ravage
tahrip etmek
havoc
uydu tahrip füzesi
(Askeri) antisatellite missile
zırhlı tahrip mermisi
(Askeri) armour-defeating projectile
Turkish - Turkish
Yıkma, kırıp dökme, harap etme, bozma: "Ormanları beyhude yere kesilmekten, tahripten kurtaracağım."- S. F. Abasıyanık
Yıkma, kırıp dökme, harap etme, bozma
(Osmanlı Dönemi) yıkma, bozma, harap etme, yok etme
tahrip etmek
Yıkmak, kırıp dökmek, bozmak
tahrip
Favorites