tırnaksız

listen to the pronunciation of tırnaksız
Turkish - English
Turkish - Turkish

Definition of tırnaksız in Turkish Turkish dictionary

Tırnak
(Osmanlı Dönemi) HİLB
Tırnak
(Osmanlı Dönemi) ZUFR
Tırnak
(Osmanlı Dönemi) UZFUR
Tırnak
cırnak
tırnak
İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka
tırnak
Bir çeşit yüksekçe komodin
tırnak
Gemi demirinin ucundaki yassı parça
tırnak
Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar
tırnak
Demirin kollarının ucundaki tırnak şeklindeki kısım
tırnak
İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka: "Zarfın ucunu tırnağımla yırttım."- A. Gündüz
tırnak
Kanca gibi araçların kıvrık yeri
tırnak
Tek yaprakları büküp cildi bağlaştırabilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar
tırnak
Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski
tırnak
Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri
tırnak
Kanun çalmakta kullanılan mızrap
tırnak
Tırnak işareti