something, such as a tugboat, that tows

listen to the pronunciation of something, such as a tugboat, that tows
English - Turkish

Definition of something, such as a tugboat, that tows in English Turkish dictionary

tow
{f} çekici ile çekmek
tow
{i} yedekte çekme
tow
{f} yedekte çek
tow
(taşıt) yedekte çekmek
tow
{i} kıtık
tow
{i} yedekte çekilme
tow
(Askeri) (MISSILE) TOW (FÜZE): Seyyar mürettebatı bulunan, bir tüpten fırlatılan, optik olarak izlenen, tel ile uzaktan komutayla yönlendirilen füze silah sistemimin bir unsuru
tow
(Askeri) Çekmek, özel tanksavar silahı
tow
{f} (halatla/zincirle) çekmek; yedeğe almak, yedekte çekmek, yedeklemek
tow
{i} 1. halatla/zincirle
tow
{f} (gemi) (bir/birkaç mavnayı) itmek
tow
{f} yanında gezdirmek
tow
{i} keten ve kendir lifleri
tow
{f} yedekte çekmek
tow
{f} çekmek
English - English
tow
something, such as a tugboat, that tows
Favorites