so as not to be understood

listen to the pronunciation of so as not to be understood
English - Turkish

Definition of so as not to be understood in English Turkish dictionary

so as to
-mek için: He did this so as to prevent theft. Bunu, hırsızlığı önlemek için yaptı
so as to
-mek amacıyla
so as to
-ecek bir şekilde
so as to
-mek için
so as to
için

Trene zamanında yetişmek için acele etti. - He hurried so as to be in time for the train.

İşitebilmek için önde oturdu. - He sat in the front so as to be able to hear.

so as to
-cek biçimde
unintelligibly
manasızca
So as to
-mak için
so as to
1. -mek için: He did that so as to annoy me. Beni kızdırmak için yaptı. 2. -ecek bir şekilde: He coughed so as to attract Selmin´s attention. Selmin´in dikkatini çekecek bir şekilde öksürdü
so as to
ecek şekilde
so as to
mak için
unintelligibly
anlaşılmaz bir şekilde
so as not to be understood

    Hyphenation

    so as not to be un·der·stood

    Turkish pronunciation

    sō äz nät tı bi ʌndırstûd

    Pronunciation

    /ˈsō ˈaz ˈnät tə bē ˌəndərˈsto͝od/ /ˈsoʊ ˈæz ˈnɑːt tə biː ˌʌndɜrˈstʊd/
Favorites