relaxed; lax; hence, remiss; careless

listen to the pronunciation of relaxed; lax; hence, remiss; careless
English - Turkish

Definition of relaxed; lax; hence, remiss; careless in English Turkish dictionary

relax
{f} rahatlamak

Eve gitmeden önce, rahatlamak için birkaç içki içerim. - Before going home, I have a few drinks to relax.

Rahatlamak için, yavaş yavaş nefes alın. - To relax, breathe slowly.

relax
gevşemek

Sadece kumsalda oturup bir hafta boyunca gevşemek istiyorum. - I just want to sit on the beach and relax for a week.

relax
{f} rahatlatmak

Onu rahatlatmak için bir ilaç verdi. - He gave her a drug to make her relax.

relax
yorgunluğunu atmak
relax
hafiflemek
relax
(güç/kontrol/vb.) gevşetmek
relax
dinlendirmek
relax
gevşeyip dinlenmek
relax
gevşetmek
relax
hafifletmek
relax
gevşe

İthalat düzenlemeleri son zamanlarda gevşetilmiştir. - Import regulations have been relaxed recently.

Kurallar son zamanlarda gevşemişti. - The rules were recently relaxed.

relax
rahatkamak, gevşemek.çözünmek
relax
{f} yumuşatmak
relax
{f} yumuşatmak, hafifletmek; yumuşamak, hafiflemek
English - English
relax
relaxed; lax; hence, remiss; careless
Favorites