regler

listen to the pronunciation of regler
German - Turkish
English - Turkish

Definition of regler in English Turkish dictionary

control
{f} kontrol etmek

Öfkeyi kontrol etmek zordur. - Anger is hard to control.

Duygularımızı kontrol etmek bazen zordur. - It's sometimes difficult to control our feelings.

control
{f} denetlemek
control
kontrol

Enflasyon kontrolün dışına çıkıyor. - Inflation is getting out of control.

Doğum kontrolü için bir prezervatif kullandın, değil mi? - You used a condom for birth control, right?

automatic controller
otomatik denetleyici
control
hakim olmak
control
{f} kontrol et

Kendinizi kontrol etmeye çalışın. - Try to control yourselves.

Öfkeyi kontrol etmek zordur. - Anger is hard to control.

control
(ç.) (uçak/vb.) kumanda donanımı
control
düzenlemek
control
yönetim

İnka İmparatorluğu yönetimi her şeyi kontrol etti. - The government of the Inca Empire controlled everything.

control
{i} hakimiyet
control
kumanda cihazları
control
(Tıp) Gözlem altında tutmak, kontrol etmek
control
(Askeri) (NATO) KONTROL YETKİSİ: Bir komutanın kendi komutası altında bulunanlardan başka birlik ve teşkillerin faaliyetleri üzerinde haiz olabileceği tam komuta yetkisinden daha az kısmi yetki. Bu yetki tamamen veya kısmen devredilebilir veya tahsis edilebilir
control
{f} denetle
control
{i} denetim

Her şeyim denetim altında. - I have everything under control.

Tom, Xbox One denetimcisini DualShock 4'ün üstünde tercih ediyor. - Tom prefers the Xbox One controller over the DualShock 4.

control
{i} yönetim, idare, egemenlik, hâkimiyet
control
control group deney yapılan
control
{f} idare etmek

Kaderi idare etmek isteyen asla barış bulamaz. - He who seeks to control fate shall never find peace.

French - German
Swedish - German
regelwerk
vorschriften
bestimmungen
Danish - German
regelwerk
bestimmungen
vorschriften