Her yazar kasada uzun bir sıra vardır.
- There's a long line at every cash register.
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.
- Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Tom bir organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdı.
- Tom registered to become an organ donor.
Yaklaşık otuz kişi kayıt yaptırdı.
- About thirty people have registered.
Kaydetmemiz için çok geç mi?
- Is it too late for us to register?
Tom nasıl yapıldığını bana anlattı ama kaydetmedim.
- Tom told me how to do it, but it didn't register.
Kayıt olmak için buraya tıklayın.
- Click here to register.
Katılmak istersen, kaydolmak zorundasın.
- If you want to participate, you have to register.
Tom henüz dersler için kaydolmadı.
- Tom hasn't registered for classes yet.
Katılmak istersen, kaydolmak zorundasın.
- If you want to participate, you have to register.
Kaydolmak zorunda mıyım?
- Do I have to register?
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.
- The salesgirl couldn't open the cash register.
Tom Mary'yi yazarkasadan parasını çalarken yakaladı.
- Tom caught Mary stealing his money from the cash register.
Oy vermek için kayıtlı mısın?
- Are you registered to vote?
Belirtilen eposta adresi zaten kayıtlı.
- The specified email is already registered.
Bir suçu kaydetmek için mi geldin?
- Have you come to register a crime?