refik

listen to the pronunciation of refik
Turkish - English
companion; associate, partner
fellow
Turkish - Turkish
Arkadaş
Arkadaş, dost
Koca, eş, zevç
Arkadaş, dost: "Bey oğlum, bu zat benim en aziz, en eski refikimdir."- Ö. Seyfettin
(Osmanlı Dönemi) arkâdaş, ortak, eş, yardımcı, yoldaş
REFİK
(Osmanlı Dönemi) (A) Ortak, arkadaş, eş, yardımcı, yoldaş.(Ne mutlu o kocaya ki, kadınının diyanetine bakıp taklid eder, refikasını, hayat-ı ebediyede kaybetmemek için mütedeyyin olur. Bahtiyardır o kadın ki, kocasının diyânetine bakıp, " Ebedi arkadaşımı kaybetmiyeyim" diye takvaya girer. Veyl o erkeğe ki: Saliha kadınını ebedî kaybettirecek olan sefahete girer. L.)
REFİK
(Hukuk)
refik durbaş
Kuş Tufanı, çırak Aranıyor, Adresi Uçurum gibi kitaplarıyla tanınmış şairimiz
refik durbaş
çırak Aranıyor, Kuş Tufanı, Nereye Uçar Gökyüzü gibi kitaplarıyla tanınmış şairimiz
refik erduman
Cengiz Han'ın Bisikleti, Tamirci, Yemenimin Uçları gibi oyunlarıyla tanınmış gazeteci ve yazarımız
refik erduran
Gazete yazıları ve oyunlarının yanı sıra Sabiha, Domuz, Er Oyunu gibi yapıtlarıyda da tanınmış yazarımız
refik
Favorites