rütbeleri

listen to the pronunciation of rütbeleri
Turkish - English

Definition of rütbeleri in Turkish English dictionary

rütbe
grade
rütbe
rank

He is immediately above me in rank. - Rütbe olarak hemen üzerimdedir.

He was raised to the rank of colonel two years ago. - İki yıl önce albay rütbesine yükseltildi.

rütbe
{i} degree

His grandfather was a soldier of high degree. - Onun büyük babası yüksek rütbeli bir askerdi.

rütbe
honor
rütbe
order
rütbe
dignity
rütbe
military rank
rütbe
position
rütbe
military rating
rütbe
rank of
rütbe
{i} tier
rütbe
title
rütbe
stripe
rütbe
distinction
rütbe
rank; grade; degree
rütbe
mil. rank
rütbe
promotion
rütbe
station
rütbe
siege
Turkish - Turkish

Definition of rütbeleri in Turkish Turkish dictionary

RÜTBE
(Osmanlı Dönemi) Sıra. Mertebe, menzile
RÜTBE
(Osmanlı Dönemi) Merdiven ayağı
RÜTBE
(Osmanlı Dönemi) Memuriyet derecesi
RÜTBE
(Osmanlı Dönemi) Basamak, derece
RÜTBE
(Osmanlı Dönemi) Efkârın sonu
rütbe
(Osmanlı Dönemi) basamak, derece, mertebe
rütbe
Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki
rütbe
Mertebe, derece, paye
rütbe
Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki: "Ben de nişancı taburunun subaylarını rütbeleriyle, isimleriyle bilirdim."- N. Cumalı
İLMİYE RÜTBELERİ
(Osmanlı Dönemi) İlmiye denilen ulema sınıfına mahsus rütbeler. Rütbeler, aşağıdan üste doğru şöyle idi: Müderrislik, kibar-ı müderrisîn, mahreç mevleviyeti, bilâd-ı hamse mevleviyeti, Haremeyn-iş şerifeyn mevleviyeti, İstanbul kadılığı, Anadolu ve Rumeli kazaskerliği