pertaining to citizens, of civilians; polite

listen to the pronunciation of pertaining to citizens, of civilians; polite
English - Turkish

Definition of pertaining to citizens, of civilians; polite in English Turkish dictionary

civil
{s} sivil

Çok fazla sayıda askerler ve siviller öldürüldü. - Huge numbers of soldiers and civilians were killed.

Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor. - A government suffers from civil affairs.

civil
mülkiye

Eğer tarih bize bir şey öğrettiyse, o da özel mülkiyetin medeniyetin ayrılmaz bir parçası olduğudur. - If history could teach us anything, it would be that private property is inextricably linked with civilization.

civil
yurttaşlıkla ilgili
civil
medeni

Tom Akdenizin eski medeniyetlerinin öğrenimini görüyor. - Tom is studying the ancient civilizations of the Mediterranean.

Medeniyet nükleer savaş tarafından tehdit edilmektedir. - Civilization is now threatened by nuclear war.

civil
kibar

Ona kibar bir cevap yazacağım. - I will write him a civil answer.

civil
İnşaat işleri, inşai
civil
kamu,sivil
civil
civil death manevi ölüm
civil
{s}

Davis, iç savaş istemiyordu. - Davis did not want civil war.

Bir iç savaş tehlikesi vardı. - There was a danger of civil war.

civil
{s} bireysel, ferdi
civil
{s} medeni hukuk ile ilgili
civil
{s} nazik

Yerini yaşlı adama teklif etmesi, onun nazik bir davranışıydı. - It was civil of him to offer his seat to the old man.

civil
{s} uygar, medeni
civil
vatandaşlık icaplanndan
civil
(sıfat) medeni, uygar, medeni hukuk ile ilgili, yurttaşlık ile ilgili, vatandaşlarla ilgili, iç, sivil; resmi, devlete ait, hükümete ait, laik, nazik, kibar
civil
{s} hükümete ait, milli
civil
{s} hükümete ait
civil
{s} terbiyeli, edepli, nazik, kibar
civil
{s} devlete ait
English - English
{s} civil
pertaining to citizens, of civilians; polite
Favorites