overcrowded

listen to the pronunciation of overcrowded
English - Turkish
tıka basa dolu
tıka basa dolu olmak
{s} fazla kalabalık
{s} tıklım tıklım
{s} aşırı kalabalık

Hapishane aşırı kalabalıktı. - The jail is overcrowded.

Hapishaneler aşırı kalabalıktır. - Prisons are overcrowded.

black
siyahi

Bu ülkenin gerçekten siyahi bir başbakanı kabul etmeye hazır olup olmadığını merak ediyorum. - I wonder if that country is actually really ready to accept a black president.

Bazı Siyahiler daha radikal çözümler arıyor. - Some Blacks seek more radical solutions.

black
siyah renk

Biri beyaz diğeri siyah renkli olan iki tane kedisi var. - He has got two cats, one is white, one is black.

O her zaman siyah renkli kıyafetler giyer. - He always wears black clothes.

overcrowd
doldur
black
yağız (at)
overcrowd
tıka basa doldurmak
black
karartmak
black
kara derili
black
sinirli
black
şeytani
black
kara listeye almak
black
sade

Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terkedebilir. - Only the blackest of hearts could leave that poor kitty out on the street in the cold.

Tom sadece siyah elbiseler giyer. - Tom only wears black clothes.

overcrowd
(with ile) çok fazla insanla doldurmak
overcrowd
çok fazla insanla doldurmak
overcrowd
aşırı kalabalık yapmak
black
siyahlanmak
black
(Tıp) Siyah, kara
black
{f} siyahlatmak
black
(fiil) siyaha boyamak, siyahlatmak, karartmak
black
{i} is
black
{s} morarmış

Tom'un yüzü tamamen morarmıştı. - Tom's face was all black and blue.

Leyla'nın bir gözü morarmıştı. - Layla had a black eye.

black
{s} kötü

Bazı insanlar siyah kedilerin kötü şans getirdiklerine inanırlar. - Some people believe that black cats bring bad luck.

Karasakal kötü şöhretli bir İngiliz korsandı. - Blackbeard was a notorious English pirate.

black
{i} siyah boya
black
{s} koyu

Tom her zaman kahvesini koyu içer. - Tom always drinks his coffee black.

Ben, kahvesini koyu sevip sevmediğini bilmiyorum. - I don't know whether she likes her coffee black.

black
{s} uğursuz

Bazı insanların neden kara kedilerin uğursuz olduğunu düşündüğünü merak ediyorum. - I wonder why some people think black cats are unlucky.

Kara kedi uğursuzluk getirir. - Black cats bring bad luck.

overcrowd
{f} fazla insanla doldurmak
overcrowd
{f} fazla kalabalık etmek
to be overcrowded
tıka basa dolu olmak
English - English
overcrowded

    Turkish pronunciation

    ōvırkraudîd

    Pronunciation

    /ˈōvərˌkroudəd/ /ˈoʊvɜrˌkraʊdɪd/

    Videos

    ... of the people who were overcrowded in Europe went to America where there were fertile and ...
Favorites