one who, or a vessel that, cruises; usually an armed vessel

listen to the pronunciation of one who, or a vessel that, cruises; usually an armed vessel
English - Turkish

Definition of one who, or a vessel that, cruises; usually an armed vessel in English Turkish dictionary

cruiser
iki kamaralı büyük motor
cruiser
kruvazör

Polis kruvazörü kazanın olduğu yere yakın bir durağa çekti. - The police cruiser pulled to a stop near the spot where the accident happened.

cruiser
kotra
cruiser
bir ya da iki kamaralı büyük motor
cruiser
{i} kamaralı büyük tekne
cruiser
{i} hızlı savaş gemisi
cruiser
(Askeri) KRUVAZÖR: Bir muharebe gemisinden daha süratli, fakat daha küçük ve daha hafif olarak silahlandırılmış ve zırhlandırılmış harp gemisi. Bir kruvazör bir destroyerden daha büyüktür ve daha ağır silahlarla teçhiz edilmiştir. Ayrıca bakınız: "non-capital ship"
English - English
cruiser
one who, or a vessel that, cruises; usually an armed vessel
Favorites