How is that possible?
- O nasıl mümkün olabilir?
For him it may be possible, but I'd never pass the test.
- Onun için mümkün olabilir fakat ben testi asla geçemezdim.
She might possibly know the answer.
- Muhtemelen cevabı biliyor olabilir.
It may possibly be fine tomorrow.
- Hava yarın muhtemelen iyi olabilir.
Maybe I should become a painter.
- Belki bir ressam olabilirim.
Maybe they can be happy.
- Belki onlar mutlu olabilirler.
The tropical rainforests, located in a narrow region near the equator, are disappearing so fast that by the year 2000 eighty percent of them may be gone.
- Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan, tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların % 80 yok olabilir.
There may be a killer who looks harmless in any social network.
- Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir.
It can be dangerous for young people to ride motorcycles.
- Motorsiklete binmek gençler için tehlikeli olabilir.
Lunar eclipses can be total or partial.
- Güneş tutulmaları tam ya da bölümlü olabilir.