occuring, in single instance, scattered

listen to the pronunciation of occuring, in single instance, scattered
English - Turkish

Definition of occuring, in single instance, scattered in English Turkish dictionary

sporadic
{s} arada sırada görülen
sporadic
zaman zaman
sporadic
ara sıra

Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi? - Does the error occur regularly or sporadically? Is the error reproducible?

sporadic
ara sıra görülen
sporadic
dağınık
sporadic
Hastalığın bir memleketin yalnız tek tük yerlerinde görülmesi, geniş sahalara yayılmamış olması
sporadic
Bir bölgenin yalnız tek tük yerlerinde görülen, geniş sahalara yayılmamış olan, azgörülen
sporadic
1. Tek başına, topluca olmayan, yer yer görülen2. Hastalığın bir memleketin yalnız tek tük yerlerinde görülmesi, geniş sahalara yayılmamış olması, sporadik
sporadic
(Tıp) Hastalığın bir memleketin yalnız tek tük yerlerinde görülmesi, geniş sahalara yayılmamış olması, sporadik
sporadic
(Biyoloji) sporadik
sporadic
{s} ara sıra meydana gelen; ara sıra gözüken
sporadic
seyrek
sporadic
ayrı
sporadic
sporadically ara sıra
sporadic
(sıfat) tek tük, aralıklı, ara sıra olan, arada sırada görülen
sporadic
düzensiz,sporadik
English - English
{a} sporadic
occuring, in single instance, scattered
Favorites