I got my son to post the letters.
- Oğluma mektupları postalattım.
My son wants to be a Lincoln.
- Oğlum bir Lincoln olmak istiyor.
Our son died during the war.
- Oğlumuz savaşta öldü.
My little son can drive a car.
- Küçük oğlum araba sürebiliyor.
The elder sons are now quite independent of their father.
- Şimdi büyük oğullar babalarından oldukça bağımsızlar.
He distributed his land among his sons.
- O, arazisini oğulları arasında dağıttı.
My boys are all grown up.
- Benim bütün oğullarım büyüdü.
My boys are my everything.
- Oğullarım benim her şeyimdir.