not married

listen to the pronunciation of not married
English - Turkish
nikâhsız
single
{i} bekâr

Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar! - I'm going with Ken. He is cool, gentle and smart. What's more, he is single!

Bazı genç Japon halkı, bekar olmayı evli olmaya tercih ederler. - Some young Japanese people prefer being single to being married.

single
tek

Benim tek bir düşmanım yok. - I don't have a single enemy.

Japonya'da neredeyse tüm yollar tek şerittir. - In Japan almost all roads are single lane.

celibate
s., i. (gen. dini nedenlerden dolayı) evlenmeyen ve cinsel ilişkide bulunmayan (kimse)
single
sağlam
celibate
subay
celibate
bekar

Bekar olmak onu sadece diğer bekarlarla yapabileceğin anlamına gelir. - Being celibate means that you may only do it with other celibates.

single
bir

Benim tek bir düşmanım yok. - I don't have a single enemy.

Tek bir pakette hem bir telefon hem de bir internet erişimi alın! - Get both a phone and internet access in a single package!

celibate
{s} dini nedenlerle evlenmeyen
celibate
özellikle dini sebeplerle evlenmeyen
celibate
{i} bekâr kimse
celibate
{i} dini nedenlerle evlenmeyen kimse
celibate
{s} bekâr

Bekar olmak onu sadece diğer bekarlarla yapabileceğin anlamına gelir. - Being celibate means that you may only do it with other celibates.

single
{s} tek bir

Gökyüzünde tek bir bulut yok. - There isn't a single cloud in the sky.

Tek bir pakette hem bir telefon hem de bir internet erişimi alın! - Get both a phone and internet access in a single package!

single
gidiş bileti
single
yalnız gidi
single
yalın kat
single
iki tarafta yalnız birer rakip bulunan sağlam
English - English
single
unwed
celibate
nonmarried
not married

    Hyphenation

    not mar·ried

    Turkish pronunciation

    nät merid

    Pronunciation

    /ˈnät ˈmerēd/ /ˈnɑːt ˈmɛriːd/
Favorites