morally objectionable behavior

listen to the pronunciation of morally objectionable behavior
English - Turkish

Definition of morally objectionable behavior in English Turkish dictionary

evil
fenalık
evil
fena
evil
kötü

Kendi görüşüme göre, Twitter kuşu dünyamızdaki en kötü kuştur. - In my opinion, Twitter bird is the most evil bird in our world.

Para tüm kötülüklerin anasıdır. - Money is the root of all evil.

evil
{i} musibet
evil
bela

Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela. - Marriage, if one will face the truth, is an evil, but a necessary evil.

evil
uğursuz

Onu yalnız bırak, seni uğursuz piç! - Leave him alone, you evil bastard!

evil
kaza

İyi kötü karşısında her zaman kazanır. - Good always wins over evil.

evil
{i} dert
evil
(isim) kötülük, musibet, uğursuzluk, belâ, dert, zarar, günah
evil
günahkar kimse
evil
{s} kem
evil
{s} aksi
evil
{i} belâ

Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela. - Marriage, if one will face the truth, is an evil, but a necessary evil.

evil
evildoer kötülük eden kimse
evil
evil eye kem göz
evil
{i} uğursuzluk
evil
{s} tâlihsiz
evil
{s} çok kötü, şerir
evil
{i} zarar
English - English
wickedness
iniquity
immorality
evil
morally objectionable behavior

    Hyphenation

    morally ob·jec·tion·a·ble be·ha·vior

    Turkish pronunciation

    môrıli ıbcekşınıbıl bîheyvyır

    Pronunciation

    /ˈmôrəlē əbˈʤeksʜənəbəl bəˈhāvyər/ /ˈmɔːrəliː əbˈʤɛkʃənəbəl bɪˈheɪvjɜr/

    Word of the day

    languid
Favorites