merkezsizleşme

listen to the pronunciation of merkezsizleşme
Turkish - English
(Pisikoloji, Ruhbilim) decenter
(Sosyoloji, Toplumbilim) decentralization
merkez
centre

The post office is in the town centre. - Postane şehir merkezinde.

The supermassive black hole at the centre of the galaxy remained a mystery for thousands of years... - Galaksinin merkezindeki çok büyük kara delik binlerce yıl bir gizem olarak kaldı.

merkez
headquarters

The corporate headquarters is in Los Angeles. - Şirket merkezi Los Angeles'ta.

Tom was arrested and immediately taken to headquarters. - Tom tutuklandı ve hemen merkeze götürüldü.

merkez
center

The eye of a hurricane is its center. - Bir kasırganın gözü onun merkezidir.

The station is in the center of the city. - İstasyon, şehir merkezindedir.

merkez
heart
merkez
{i} hub

The US Department of Agriculture established seven new “regional climate hubs” to help farmers and ranchers adapt their operations to a changing climate. - ABD Tarım Bakanlığı çiftçilerin ve çiftlik sahiplerinin işletmelerini değişen iklime uyarlamalarına yardımcı olmak için yedi yeni bölgesel iklim merkezi kurdu.

Zürich is considered to be a major financial hub. - Zürich büyük bir finansal merkez olarak kabul edilir.

merkez
navel
merkez
focal
merkez
bosom
merkez
nerve center
merkez
hub of
merkez
center point

Every beloved object is the center point of a paradise. - Her sevgili nesne, bir cennetin merkez noktasıdır.

merkez
administrative centre
merkez
home base
merkez
core
merkez
registered office
merkez
central

Would you please meet me at Yaesu central gate of Tokyo Station on Monday, May 10th at 3:00 p.m.? - On Mayıs öğleden sonra üçte, pazartesi gün beni Tokyo İstasyonunun Yaesu merkez kapısında karşılar mısın?

My office is in the central area of the city. - Ofisim kentin merkezinde.

merkez
centrum
merkez
seat
merkez
central office
merkez
station

There is a station in the center of the city. - Şehrin merkezinde bir istasyon var.

This road will lead you to the station and the city center. - Bu yol seni istasyona ve şehir merkezine götürecek.

merkez
base

Our company's base is in Tokyo. - Şirketimizin merkezi Tokyo'dadır.

Corsairfly is an airline based in Paris. - Corsairfly, Paris merkezli bir havayoludur.

merkez
omphalos
merkez
kentron
merkez
focus
merkez
arterial
merkez
chief office
merkez
artery
merkez
center on
merkez
on center
merkez
centerline
merkez
head office

The firm has its head office in Osaka. - Firmanın Osaka'da merkez ofisi var.

Our head office is in Boston. - Bizim genel merkezimiz Boston'dadır.

merkez
centrically
merkez
centrical
merkez
centric
merkez
headquarters, main office (of a firm)
merkez
centre [Brit.]
merkez
exchange

New York is the center of the stock exchange in America. - New York Amerika'da borsanın merkezidir.

merkez
(Hukuk) centre, registered office, seat, headquarters
merkez
governmental administrative center (for a region)
merkez
center,centre
merkez
root
merkez
centre, center; headquarters, central office, head office; administrative centre; police station karakol
merkez
omphaloe
merkez
origin
merkez
center (centre)
merkez
hotbed
merkezsizleşmek
decenter
Turkish - Turkish

Definition of merkezsizleşme in Turkish Turkish dictionary

MERKEZ
(Osmanlı Dönemi) (Rekz. den) Bir şeyin ortası. Vasat. Yol. Durum, vaziyet. Hal, suret
MERKEZ
(Osmanlı Dönemi) Şubeleri bulunan bir teşkilâtın idâre olunduğu ve emir veren yeri, makamı. Bir şeyin en işlek yeri. Teşkilât olan yerin en yüksek makamı
MERKEZ
(Osmanlı Dönemi) Geo: Dairenin orta noktası. Çaplarının kesim noktası
Merkez
(Osmanlı Dönemi) KÜRSİ
Merkez
özek
Merkez
üs
merkez
Bir işin öğretildiği yer
merkez
Belirli bir yerin ortası
merkez
Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer: "İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi."- Y. K. Karaosmanoğlu
merkez
Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası
merkez
Bir ülkenin, bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri
merkez
Polis karakolu
merkez
(Osmanlı Dönemi) bir şeyin ortası, bir şeyin en işlek yeri
merkez
Biçim, durum, yol
merkez
Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer
merkez
Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek
merkez
Polis karakolu: "Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim."- A.Gündüz
merkezsizleşme
Favorites