memnuniyet

listen to the pronunciation of memnuniyet
Turkish - English
{i} satisfaction

No matter what your main purpose is in reading, books should never fail to provide contentment and satisfaction. - Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.

Anne's mortification was as evident as Gilbert's satisfaction. - Anne'in moral bozukluğu Gilbert'in memnuniyeti kadar belirgindi.

{i} pleasure

I had the pleasure of learning that you recently became the manager of the production division. - Ben son zamanlarda üretim bölümü müdürü olduğunu öğrenmekten memnuniyet duydum.

contentment

No matter what your main purpose is in reading, books should never fail to provide contentment and satisfaction. - Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.

A look of contentment appeared on his face. - Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.

gratification
pleasure, gladness, satisfaction
gratitude
pleasantness
complacence
contentedness
gladness
content

A look of contentment appeared on his face. - Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.

No matter what your main purpose is in reading, books should never fail to provide contentment and satisfaction. - Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.

pleasure, gladness; satisfaction
complacency
satisfactions
memnuniyet verici
{s} pleasing

That should be pleasing to anyone. - Bu herkes için memnuniyet verici olmalı.

memnuniyet duymak
be pleased
memnuniyet verici
gratifying
memnuniyet araştırması
(Ticaret) satisfaction survey
memnuniyet duymak
feel appreciation
memnuniyet duymak
be pleased that
memnuniyet duymak
feel pleased
memnuniyet içinde
amused

Tom said that Mary was amused. - Tom Mary'nin memnuniyet içinde olduğunu söyledi.

Tom didn't seem amused. - Tom memnuniyet içinde görünmüyordu.

memnuniyet verici
satisfactory
memnuniyet vermeyen
unrewarding
eksiksiz bir memnuniyet
pleasure without alloy
memnuniyet verici
bright
Turkish - Turkish
Sevinç, sevinme, kıvanç, kıvanma: "Sonra memnuniyetimi celbetmek için olacak bir türkü çağırmaya başladı."- R. H. Karay
Sevinç, sevinme, kıvanç, kıvanma
memnuniyet
Favorites