O yaklaştı ve dizlerinin üzerine düştü.
- He approached and fell on his knees.
O, dizlerinin üzerine çöktü.
- He collapsed to his knees.
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelime bilgisini ezberlemektir.
- The hardest part of learning a language is knowing the vocabulary by heart.
Yeni kelimeler ezberlemek için iyi bir yol biliyor musunuz?
- Do you know a good way to memorize new vocabulary?
Kimi görmek istediğini bilmiyorum.
- I don't know who you want to see.
Seni ne kadar görmek istediğimi bilmiyorsun.
- You don't know how bad I want to see you.
Onlar, Tom'un gençliğinde hangi zorlukları yaşadığını bilmiyorlar.
- They don't know what difficulties Tom went through in his youth.
Bazı tilkilerin bu dağda yaşadığını biliyor muydun?
- Did you know that some foxes lived on this mountain?
Gerçekten ihtiyacım olan şey, uzun zamandır tanıdığım en iyi arkadaşlarım Tom ve Mary ile biraz zaman geçirmekti.
- What I really needed was to spend a bit of time with my best mates Tom and Mary, who I've known for ages.
Tom, Mary'nin yaz tatilini nerede geçirmek istediği bilmiyor.
- Tom doesn't know where Mary wants to spend her summer vacation.
... didn't I mention? I'm robot from the knee down. I lost my legs to frostbite. These are ...
... you know what, we're going to put this Band-Aid on your knee ...