kesret

listen to the pronunciation of kesret
Turkish - English
abundance
Turkish - Turkish
(Osmanlı Dönemi) Bir şeyin ekserisi ve muazzamı. Bolluk. (Bunun zıddı kıllettir)(Hayat, kesrette bir çeşit tecelli-i vahdettir. Onun için ittihada sevkeder. Hayat, bir şeyi her şeye mâlik eder. M.)(...Hem bütün âlemlerin Rabbi kesret tabakatında vahdaniyeti ilân etmek istemesine mukabil; en azamî bir derecede bütün merâtib-i tevhidi ilân eden, yine bizzarure O Zâttır. S.) (Bak: Tefekkür)
(Hukuk) Çokluk, bolluk
(Osmanlı Dönemi) Çokluk, sıklık
Çok olma durumu, çokluk
çok olma durumu, çokluk, bolluk. Kalabalık
kesret
Favorites