kaybet

listen to the pronunciation of kaybet
Turkish - English
lose

Why did the lawyer lose in the argument? - Avukat savunmada niçin kaybetti?

I was beginning to lose my cool. - Soğuk kanlılığımı kaybetmeye başlıyordum.

mislay
{f} losing

I'm not worried about losing my job. - İşimi kaybetme hakkında endişeli değilim.

I can't stand losing her. - Ben onu kaybetmeye dayanamam.

{f} lost

I have lost my watch. - Kol saatimi kaybettim.

They lost no time in leaving their home. - Evlerinden ayrılırlarken zaman kaybetmediler.

forfeit
mislaid

I've mislaid my watch. - Kol saatimi kaybettim.