karşılaş

listen to the pronunciation of karşılaş
Turkish - English
{f} encountered

We haven't encountered any new problems. - Yeni bir sorunla karşılaşmadık.

Today, many problems were encountered. - Bugün birçok sorunla karşılaşıldı.

{f} encountering
{f} encounter

When your eyes encounter a beautiful woman, knock her out. - Gözlerin güzel bir kadınla karşılaştığında, onu çok şaşırt.

Insurance makes us remember that the world we live in isn't completely safe; we might fall ill, face danger or encounter the unexpected. - Sigorta bize içinde yaşadığımız dünyanın tamamen güvenli olmadığını hatırlatıyor; biz hastalanabiliriz ya da beklenmedik şeylerle karşılaşabiliriz.

meet with

Your proposal will meet with significant resistance. - Öneriniz önemli dirençle karşılaşacaktır.

Didn't your mother teach you anything? When you meet with scary people always protect your wallet and your arsehole! - Annen sana bir şey öğretmedi mi? Korkunç biriyle karşılaştığında cüzdanını koru ve kıçını!

come up

You're going to come up against fierce competition. - Sıkı bir rekabetle karşılaşacaksın.

karşılaş
Favorites