Özenle hazırladığım konuşmamı yaptım.
- I gave my carefully prepared speech.
Polis kutuyu dikkatlice kaldırdı.
- The policeman lifted the box carefully.
Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.
- He prepared his speech very carefully.
Talimatları dikkatle okursanız, yanlış yapmazsınız.
- You can't go wrong if you read the instructions carefully.
Biz bir tek kelime kaçırmamak için dikkatle dinledik.
- We listened carefully in order not to miss a single word.
Onu itinayla ambulansa kaldırdılar.
- They lifted him carefully into the ambulance.
Paris bir bakıma dünyanın merkezidir.
- Paris is the center of the world, in a way.
Bir bakıma, hatalısın.
- In a way, you're wrong.