Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.
- Health workers aid people in need.
Balık yemek eskiden olduğu kadar şimdi sağlıklıklı mıdır?
- Is eating fish as healthy now as it used to be?
Tom'un sağlık durumu tatmin edici.
- Tom is in satisfactory health.
Tom'un sağlık durumu kötü.
- Tom is in poor health.
Ben bütün iyileri tattım, ve sağlıklı olmaktan daha iyisini bulmadım.
- I tasted all goods, and didn't find better than good health.
Yoksul ve sağlıklı olmak zengin ve hasta olmaktan iyidir.
- It's better to be poor and in good health than rich and ill.
Çalışan ailelerin çocukları için kaliteli bir eğitimi inkar etmek çalışan aileler için sağlık hizmetlerini ya da çocuk bakımını inkar etmek kadar yanlıştır.
- Denying a quality education to the children of working families is as wrong as denying health care or child care to working families.
Onlar sağlık hizmetleri için bir yasa tasarısı hazırladılar.
- They've written a bill for health care.
O, sağlıkta gelişmektedir.
- He is improving in health.
Zihinsel sağlık sorunun mu var? Her zaman beni izliyorsun. Sen bir yetişkinsin o yüzden daha bağımsız ol.
- Do you have a mental health problem? You're always following me around. You're an adult so be more independent.
Tom ve Mary zihinsel sağlık sorunları olan oğullarıyla ilgili çok endişeli.
- Tom and Mary are worried sick about their son, who has mental health problems.
Ruh sağlığı, vücut sağlığı kadar önemlidir.
- Mental health is as important as physical health.
Tom'un önemli ruh sağlığı sorunları vardır.
- Tom has significant mental health issues.
Good health, Ned, says J. J.
As I am a member of that political pary, my views must come with a health warning.
The law requires a health warning on packets of cigarettes.
I have to cancel my holidays due to continuing ill health.
... we have in health care is to get the costs down so it's more affordable for families, ...
... health cairn can either trigger stress responses or it ...