He prepared carefully for the meeting.
- Toplantı için dikkatlice hazırlandı.
Rebel forces prepared to fight.
- İsyancı kuvvetler döğüşmek için hazırlandı.
The journalist interviewed an eye-witness who was not prepared to disclose his identity.
He prepared his speech very carefully.
- Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.
You should prepare for the worst.
- En kötüsü için hazırlanmalısın.
He was in charge of preparing a magazine for publication.
- O yayınlama için bir dergi hazırlanmasında sorumlu oldu.
She is busy preparing for an examination.
- O, sınava hazırlanmakla meşgul.
He has drawn up a will.
- O, bir vasiyetname hazırladı.
Tom was well prepared for the exam.
- Tom sınav için iyi hazırlandı.
He prepared his speech very carefully.
- Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.