havaleli

listen to the pronunciation of havaleli
Turkish - English
top heavy
situated so that it overlooks or looks out on (another place)
(ship) which rides too high above the water
screened with a board fence
unwieldy, bulky
bulky, top-heavy, cumbersome
prone to having convulsions; eclamptic
unwieldy
topheavy
havale
money order
havale
transfer

The customer is responsible for bank transfer processing fees. We thank you for your understanding. - Müşteri banka havalesi işlem ücretlerinden sorumludur. Anlayışınız için size teşekkür ederiz.

havale
remittance
havale
(Tıp) convulsion

Ateşe bağlı olarak ortaya çıkan havalelerde, ateşin çok yükselmesinden ziyade aniden yükselmesi rol oynar.

havale
relegate
havale
referring
havale
(Ticaret) delegation
havale
assignment
havale
remittance of
havale
order

I got it mail order from Boston. - Onu Boston'dan posta havalesi ile aldım.

havale
eclampsia
havale
wire transfer payments
havale
fever seizure
havale
(something's) being too high
havale
infantile convulsions; eclampsia
havale
(something's) being situated so that it overlooks or looks out on (something else)
havale
assignment; referring/transfer (of a matter); money order; eclampsia
havale
assignment, referral (of a matter to another person or office)
havale
endorsement
havale
board fence, Brit. hoarding (around a building site)
havale
reference
Turkish - Turkish
Gereğinden çok yüksek, yıkılacak gibi olan
Havalesi olan
HAVALE
(Osmanlı Dönemi) Postadan gelen emanet kâğıdı
HAVALE
(Osmanlı Dönemi) Bir işi veya bir şeyi başka birine bırakma. Ismarlama
HAVALE
(Osmanlı Dönemi) Görmeyi önleyen duvar gibi perde
HAVALE
(Osmanlı Dönemi) Tıb: Küçük çocuklarda veya gebe kadınlarda bazan meydana gelen, baygınlık veren bir hastalık
Havale
havalename
Havale
eklampsi
Havale
(Hukuk) YOLLAMA
Havâle
(Osmanlı Dönemi) MÜSEYTIR
havale
Postane, banka vb.nin aracılığıyla para gönderildiğinde, gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename
havale
Banka, postane vb.nin aracılığıyla gönderilen para
havale
Gebelerde, küçük çocuklarda görülen bir çeşit çırpınmalı, bazen ateşli de olabilen hastalık
havale
Yüksek ve büyük bir görünüşü olma
havale
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme
havale
Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar: "Bu ufacık binayı bahçe ve bostan, ahır ve selamlık gibi müştemilatından birtakım duvarlar, bölmeler, havalelerle öyle bir ayırtmış..."- Y. K. Karaosmanoğlu
havale
Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename
havale
Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar
havale
Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para
havâle
(Osmanlı Dönemi) gönderme; bir işi veya bir şeyi başka birisine bırakma, ısmarlama
English - Turkish

Definition of havaleli in English Turkish dictionary

havale
Money transfer
havaleli
Favorites