hard; unfeeling

listen to the pronunciation of hard; unfeeling
English - Turkish

Definition of hard; unfeeling in English Turkish dictionary

callous
kaşarlanmış
callous
kalın derili
callous
duyarsız

Dan Linda gibi duyarsızca mı öldürüldü? - Was Dan callously murdered like Linda?

callous
katı yürekli
callous
kalın kabuklu
callous
duygusuz

Tom'un duygusuz olduğunu düşünüyorum. - I think Tom is callous.

Nasıl bu kadar duygusuz olabiliyorsun? - How can you be so callous?

callous
{s} şefkâtsiz
callous
{s} nasırlı, nasır tutmuş
callous
{f} hissizleşmek
callous
aldırış etmeden
callous
{s} katı
callous
{f} nasır tutmak
callous
callously umursamayarak
callous
{s} nasırlı
callous
aldırış etmeyiş
callous
(sıfat) nasırlı, duygusuz, şefkâtsiz, hissiz, katı
callous
{f} duygusuzlaşmak
English - English
{s} callous
hard; unfeeling
Favorites