hüsn

listen to the pronunciation of hüsn
Turkish - Turkish
(Osmanlı Dönemi) (Hüsün) Güzellik. İyilik. Eksiksizlik. Cemal ile kemal. (Bak: Celal, Cemal)(Evet mevcudatta sebeb-i muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemal, Bâki-i Hakiki'nin hüsün ve ihsan ve kemalâtının işaratı ve çok perdelerden geçmiş zaif gölgeleridir; belki cilve-i esmâ-i hüsnânın gölgelerinin gölgeleridir. S.)
(Osmanlı Dönemi) (hüsün) güzellik, iyilik
Güzellik
hüsn-i talil
(Edebiyat) Hüsn-i talil herhangi bir olayın meydana gelişini gerçek sebebi dışında güzel ve hayali bir sebebe bağlama sanatına verilen addır.Yazar veya şair bir olayın gerçek sebebini söylemeyip ona kendince güzel bir sebep bulur
hüsn-ü tahlil
Güzel neden bulma, hayra yorma
hüsn-ü zan
İyi düşünme, iyi zanda bulunma
hüsn-ü zan
Bir kimsenin veya bir hâdisenin iyiliği hakkındaki vicdanî ve iyi kanaat
HÜSN Ü AŞK
(Osmanlı Dönemi) şeyh Galib'in manzum hikâyesi
HÜSN Ü AŞK
(Osmanlı Dönemi) Güzellik ve muhabbet
HÜSN Ü KUBH
(Osmanlı Dönemi) Güzellik ve çirkinlik
hüsn·û ahlâk
(Osmanlı Dönemi) iyi ahlâk, güzel ahlâk
English - Turkish

Definition of hüsn in English Turkish dictionary

hüsn-ü zan
güzel düşünce. başkası hakkında varılan "olumlu önyargıdır"