Noel için nineme bir gömlek vereceğim.
- I'll give grandma a shirt for Christmas.
Ne yazık ki büyük annemin ne bir kümesi ne de bir motosikleti vardı.
- I'm afraid my grandma neither has a henhouse nor a motorcycle.
Büyük annem başına buyruk birisidir.
- My grandma is a very independent person.
Büyükannem sadece biraz çorba içti.
- My grandma just drank a bit of soup.
Bazen büyükanneler, KGB'den daha tehlikelidir.
- Sometimes, Grandma is more dangerous than the KGB.
Babaannem bir iğne ve iplik almak için eğildi.
- My grandma bent over to pick up a needle and thread.
Babaannem eğildi ve bir iğne ve iplik aldı.
- My grandma stooped down and picked up a needle and thread.
Anneannemin bir ikizi var.
- My grandma has a twin.
Tom'un büyük büyük büyük babaannesi İskoçya'da yaşadı.
- Tom's great-great-great grandmother lived in Scotland.
Babaannem uçabiliyor.
- My grandmother can fly.
Haftada iki kez anneannemi ziyaret ederim.
- I visit my grandmother twice a week.
Kız kardeşim anneanneme benzer.
- My sister resembles my grandmother.
Büyük annem 82 yaşında hâlâ enerjik.
- My grandmother is still vigorous at 82 years old.
O, genç olduğu için, hasta büyük annesine özveriyle hizmet etti.
- Young as she was, she devotedly attended on her sick grandmother.
Büyükannem akşam yürüyüşe gidiyor.
- My grandmother goes for a walk in the evening.
Tom ve büyükannesi kitapçıya gitti.
- Tom and his grandmother went to the bookstore.
Bugün ninemin doğum günü.
- Today's my grandmother's birthday.
Ninem bu sabah mektubu yolladı.
- My grandmother posted the letter this morning.
My grandmother texts faster than you.
- My grandma texts faster than you.
Teach-your-grandmother-to-suck-eggs—ducks' eggs!.