gişede

listen to the pronunciation of gişede
Turkish - English

Definition of gişede in Turkish English dictionary

gişe
counter

All money from the counter was stolen. - Gişeden tüm para çalındı.

Where is the counter to pay my bill? - Faturamı ödeyeceğim gişe nerede?

gişe
{i} booth
gişe
ticket office

There is a line at the ticket office. - Bilet gişesinde bir kuyruk var.

He had to stand in line at the ticket office. - Bilet gişesindeki kuyrukta beklemek zorunda kaldı.

gişe
booking office
gişe
payoff office
gişe
box office
gişe
sold-out
gişe
box-office
genel teslimat hangi gişede
Which window is for general delivery
gişe
cashier's desk; ticket window; box office (at a theater)
gişe
(bilet) box office
gişe
box office, ticket office, ticket window, booking office; cash-desk, pay-desk
gişe
tollgate
gişe
tollbar
para havalesi hangi gişede
Which window is for money orders
pul hangi gişede
Which window is for stamps
Turkish - Turkish

Definition of gişede in Turkish Turkish dictionary

Gişe
şalter
GİŞE
(Osmanlı Dönemi) Fr. Tren istasyonu, vapur iskelesi ve mağaza gibi yerlerde bilet veya paranın alınıp verildiği yer
gişe
İstasyon, sinema, banka, mağaza ve bazı giriş kapılarında bilet veya para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer
gişe
İstasyon, sinema, banka, mağaza ve bazı giriş kapılarında bilet veya para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer: "Gişeden biletlerimizi alarak büyük şehrin bahçesini geziyoruz."- A. Haşim
gişe
Sinema, tiyatro, istasyon gibi yerlerin giriş kapılarında bilet ya da para alıp verilen, küçük pencere biçiminde yer
gişe
Bilet ya da para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer