genitalien

listen to the pronunciation of genitalien
German - Turkish
English - Turkish

Definition of genitalien in English Turkish dictionary

private parts
edep yerleri
parts
{i} bölge

Tom bu bölgelerdeki en büyük çiftliğin sahibidir. - Tom is the owner of the largest ranch in these parts.

Bu çiçek Hokkaido'nun farklı bölgelerinde bulunur. - This flower is found in different parts of Hokkaido.

parts
(Askeri) PARÇALAR: Bir malzeme kaleminin başlıca unsurları, aksamı veya tali komple parçaları. Parçalar; yıpranmış, hasara uğramış, kaybolmuş veya tahrip edilmiş unsurları değiştirmek suretiyle malzemeyi sağlam bir duruma getirmek için yedekte bulundurulurlar
parts
{i} parçalar

Tamir faturası parçaları ve işçiliği kapsıyor. - The repair bill includes parts and labor.

Tek parça yapmak için tüm parçaları birleştirin. - Combine all the parts to make one piece.

parts
{i} yetenek
parts
{i} semt

Bir hırsızlar çetesi bu semtte çalışır. - A gang of thieves works these parts.

parts
(Bilgisayar) parça

Annem pastayı üç parçaya böldü. - Mother divided the cake into three parts.

Tom pastayı üç eşit parçaya böldü. - Tom divided the pie into three equal parts.

private parts
mahrem yerler
genitalia
üreme kılganları
genitals
cinsel kılganlar
genitals
üreme kılganları
genitalia
(Tıp) Üreme organları
genitalia
tenasül organları
genitalia
(isim) cinsel organ
genitalia
{i} cinsel organ
genitals
{i} üreme organları
genitals
üreme organ
genitals
(isim) üreme organları
genitals
i., çoğ., tıb. üreme organları, cinsel organlar