görgüsüz

listen to the pronunciation of görgüsüz
Turkish - English
uncouth
ill-bred
impolite, ill-mannered, ill-bred, unmannerly, graceless, rude, ignorant; inexperienced
underbred
graceless
impolite, ill-mannered, rude
mannerless
provincial
unmannerly
clumsy
(Argo) goop
vulgar
gross

It is impolite, or even gross, to smell food in Tanzania. - Tanzanya'da yiyecek koklamak, kibar olmayan hatta çok görgüsüzce bir davranıştır.

immodest
coarse
ignorant
barbarous
ill bred
görgüsüz kimse
outsider
görgüsüz kimse
vulgarian
görgüsüz olmak
have no manners
Turkish - Turkish
Görgüsü olmayan: "Mağazalar, görgüsüz yeni zenginlerin zevklerine uygun, yemek odası takımları ile doldurmuşlardır vitrinlerini."- N. Cumalı
Görgüsü olmayan
çakal
cudam
kaba saba
görgüsüz
Favorites