gönülden

listen to the pronunciation of gönülden
Turkish - English
a) heartfelt, sincere b) most sincerely, with all one's heart, from the heart, readily
willing
1. heartfelt, sincere. 2. most sincerely
gladly
readily
lief
gönül
heart

I heartily support you. - Ben seni gönülden destekliyorum.

Far from eye far from heart. - Gözden ırak olan, gönülden ırak olur.

gönülden bağlılık
heartfelt connected
gönülden ırak olmak
not to be loved
gönülden/ünden kopmak
to be given gladly: gönlünüzden ne koparsa what you feel like giving
gönülden/ünden çıkarmak
to forget, cast (someone) out of one's heart
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur
(Atasözü) Out of sight out of mind
gönül
{i} feelings
can-ı gönülden
Cordially

We would welcome you,cordially.

Gönül
(isim) Heart, mind; affection, desire
canı gönülden
heart and soul

He put all his heart and soul into it. - O canı gönülden yaptı.

gönül
{i} soul

He put all his heart and soul into it. - O canı gönülden yaptı.

gönül
breast
gönül
inclination, desire, willingness
gönül
heart; mind
gönül
heart; soul; feelings; mind; inclination, desire
Turkish - Turkish

Definition of gönülden in Turkish Turkish dictionary

Gönül
can
Gönül
(Osmanlı Dönemi) ÇEÇEK
Gönül
(Osmanlı Dönemi) KALB
gönül
Sevgi, istek, düşünüş, anma ve hatır gibi kalpte var sayılan duygu kaynağı
gönül
Sevgi, istek, düşünüş, anma ve hatır gibi kalpte var sayılan duygu kaynağı: "Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi."- O. S. Orhon. İstek, arzu
gönül
İstek, arzu
gönülden
Favorites