göçebe

listen to the pronunciation of göçebe
Turkish - English
nomad

I'm a nomad for life. - Ben yaşam için bir göçebeyim.

The pre-Islamic Arabs were nomads. - İslam öncesi Araplar göçebeydiler.

wanderer
vagrant
nomadic, migrant, migratory (people)
migratory
immigrant
wandering
migrant, migrating, migratory (animals)
nomad, migrant; nomadic, migrant
roving
migrant
nomad, migrant
peregrine
nomadic

The members of these nomadic tribes were skilled archers and riders; they were able to attack and run away as fast as the wind. - Bu göçebe kabilelerin üyeleri yetenekli okçu ve biniciydiler; rüzgar gibi hızla saldırıp kaçabiliyorlardı.

unsettled
göçebe yağmacı topluluk
horde
göçebe gibi
nomadic
göçebe nüfus
nomadic population
göçebe ve ilkel yaşmak
horde
Turkish - Turkish
Cemal Süreyya'nın, 1966 TDK Edebiyat ödülünü de almış bir şiir kitabı
Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan)
Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer
Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren
Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer: "Karakaçanları, sürüleriyle dağ dağ dolaşan göçebe çobanlarıdır."- A. Haşim
yürük
göçkün
göçer
yarı göçebe
Hem yerleşik hem de göçebe hayatını birlikte yaşayan topluluk
göçebe
Favorites