Onun için bir gömlek satın aldı.
- She bought a shirt for him.
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.
- One who wakes up late, for him, there may not be enough bread.
Bunun için iyi bir neden vardı.
- There was a good reason for this.
Bunun için çok yaşlanıyorum
- I'm getting too old for this.
Senin hataların bile sana olan saygımı azaltmaz ve arkadaşlıkta önemli olan budur.
- Even your faults do not lessen my respect for you, and in friendship this is what counts.
Sana olan aşkım sana her şeyi söylememe izin vermeyecek. Bazı şeyler söylenmemiş olarak bırakılsa iyi olur.
- My love for you won't let me tell you everything. Some things are better left unsaid.
İyiliğiniz için size minnettarım.
- I am grateful to you for your kindness.
Yardımınız için size çok minnettarım.
- I'm very grateful to you for your help.
Bunu senin için yapıyorum.
- I'm doing it for you.
Patates cipsi senin için iyi değildir.
- Potato chips are not good for you.
Bu benim için çok zordu.
- It was too difficult for me.
Bu benim için çok zordu.
- It's too hard for me.
run for it.
... girly subscribers to him, and he was able to bring along ...
... You can't even find him. ...