for a while; for some time; for a short time

listen to the pronunciation of for a while; for some time; for a short time
English - Turkish

Definition of for a while; for some time; for a short time in English Turkish dictionary

awhile
bir süre

Bir süreliğine daha havalar güzel olacak. - We're going to have good weather for awhile.

Madonna'nın kariyerine bir süre için geri dönmeyeceğine bahse girerim. - I'll bet Madonna doesn't return to her career for awhile.

awhile
kısa bir süre
awhile
kısa bir süre için
awhile
biraz

John, çok çalışıyorsun. Otur ve biraz dinlen. - John, you've been working too hard. Have a seat and rest awhile.

awhile
kısa bir zaman için
awhile
bir müddet
awhile
z. bir süre, bir müddet: You'll have to wait awhile. Bir süre beklemen lazım
English - English
awhile
for a while; for some time; for a short time
Favorites