emanetçi

listen to the pronunciation of emanetçi
Turkish - English
{i} depository
consignee
bailee
depositary
baggage checkroom attendant
trustee

She is the only trustee of the university who never attended it as a student. - O, bir öğrenci olarak devam etmediği üniversitenin tek emanetçisi.

depot
consignee, depository
(İnşaat) fiduciary
depositarytory
Turkish - Turkish
Ücret karşılığı eşyayı alıkoyup koruyan kimse
emanetçi
Favorites