ekinli

listen to the pronunciation of ekinli
Turkish - English
refined
cultured
cultivated
educated
ekin
crop

We will never forget the day the typhoon ruined the crops. - Tayfunun ekinleri harap ettiği günü asla unutmayacağım.

It was exceptionally cold last summer, and the rice crop was the worst in 10 years. - Geçen yaz oldukça soğuktu, ve pirinç ekini on yıl içinde en kötüydü.

ekin
culture
ekin
cropper
ekin
(Tarım) harvest

The whole family was out harvesting the corn. - Bütün aile dışarıda ekin biçiyordu.

ekin
the extent of
Ekin
(isim) Growing grain, crops
ekin
(a) crop (while it is still in the field)
ekin
culture (i.e. the products of human thought)
ekin
{i} corn

The whole family was out harvesting the corn. - Bütün aile dışarıda ekin biçiyordu.

ekin
kultur
ekin
growing grain
ekin
crop, harvest; culture kültür
Turkish - Turkish

Definition of ekinli in Turkish Turkish dictionary

Ekin
(Osmanlı Dönemi) ŞEVK
Ekin
firez
ekin
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı duruma verilen ad: "Yağmur vaktinde ve yeterince yağmalı; ekinlere kına, pancarlara kurt düşmemeli."- T. Buğra
ekin
Kültür
ekin
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı duruma verilen ad
ekin
Kültür, hars
ekinli
Favorites