Bazı genç Japon halkı, bekar olmayı evli olmaya tercih ederler.
- Some young Japanese people prefer being single to being married.
Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!
- I'm going with Ken. He is cool, gentle and smart. What's more, he is single!
O, gerçek bir daire değildir.
- It isn't a real apartment.
New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık.
- We rented an apartment when we lived in New York.
Tek bir pakette hem bir telefon hem de bir internet erişimi alın!
- Get both a phone and internet access in a single package!
Benim tek bir düşmanım yok.
- I don't have a single enemy.
Bir apartman dairesinde yaşıyorum.
- I live in an apartment.
Birisi apartman daireme zorla girdi.
- Someone broke into my apartment.
Gökyüzünde tek bir bulut yok.
- There isn't a single cloud in the sky.
Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı?
- Did God really create the earth in a single day?
Dört odalı daire kiraladı.
- She rented a four-room apartment.
Yaşlı adam üç odalı bir apartmanda yaşıyordu.
- The old man lived in the three-room apartment.
O, bir apartman dairesinde tek başına yaşıyor.
- He lives alone in an apartment.
Amcam bir apartman dairesinde yaşamaktadır.
- My uncle lives in an apartment.
Benim tek bir düşmanım yok.
- I don't have a single enemy.
Tek bir kelime bile etmeden ayrıldı.
- She left without saying even a single word.