Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.
- I apologized, but even then she wouldn't speak to me.
O zamanda televizyon seyrediyordum.
- I was watching TV then.
Onlar onun o zamanda hastanede olduğunu söylüyor.
- They say that he was in the hospital at that time.
O, o zamanda uyuyor olabilir.
- He might have been sleeping at that time.
İzlandaca bir cümlenin İngilizce bir çevirisi varsa ve İngilizce cümlenin Svahilice bir çevirisi varsa, daha sonra bu, dolaylı olarak İzlandaca cümle için Svahilice bir çeviri sağlayacaktır.
- If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.
Ben ona daha sonra söylerim.
- I'll tell him so then.
O zamanlar, tüm hesaplamalar elle yapıldı.
- Back then, all the calculations were done by hand.
O zamanlar sanat zirvedeydi.
- Art was then at its best.
Eğer bir yanlış görürsen sonra lütfen düzelt.
- If you see a mistake, then please correct it.
İzlandaca bir cümlenin İngilizce bir çevirisi varsa ve İngilizce cümlenin Svahilice bir çevirisi varsa, daha sonra bu, dolaylı olarak İzlandaca cümle için Svahilice bir çeviri sağlayacaktır.
- If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.
Öyleyse onu görmediğine inanamam.
- I cannot believe you did not see him then.
İzlandaca bir cümlenin İngilizce çeviri varsa, ve İngilizce cümlenin Savahili dilinde bir çevirisi varsa, öyleyse dolaylı olarak, bu, İzlandaca cümle için bir Savahili çeviri sağlayacaktır.
- If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.
O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
- By that time I'll have already left.
O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
- At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
O zamanlarda, bölge İspanya'ya aitti.
- At that time, the territory belonged to Spain.
O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.
- Few roads existed in North America at that time.
Mary was looking for you at that time.
- Mary suchte damals nach dir.
I went through so unpleasant an experience at that time.
- Ich habe damals eine äußerst unangenehme Erfahrung gemacht.
At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
- Mexiko war damals noch nicht unabhängig von Spanien.
If my mother had still been alive, she would have helped me at that time.
- Wenn meine Mutter noch gelebt hätte, hätte sie mir damals geholfen.
Mr Brown was ill back then.
- Herr Braun war damals krank.
Back then, they plowed the fields with horses and mules.
- Damals wurden die Felder noch mit Pferden und Maultieren gepflügt.