casting, tossing

listen to the pronunciation of casting, tossing
English - Turkish

Definition of casting, tossing in English Turkish dictionary

throwing
atma

Bazı insanlar taş atmaya başladılar. - Some people started throwing rocks.

Keşke eşyaları bana atmaktan vazgeçsen. - I wish you'd quit throwing things at me.

throwing
fırlatma

Tom bıçak fırlatmada bir uzmandır. - Tom is an expert at throwing knives.

Soğukkanlılığını kaybetti ve eşyaları fırlatmaya başladı. - He lost his cool and started throwing things.

English - English
{i} throwing