carried to

listen to the pronunciation of carried to
English - Turkish
taşınır
carried
taşınmış
carried
taşınan
carried
taşınmak

Küçük çocuklar taşınmaktan hoşlanırlar. - Small children like to be carried.

carried
nakledilmiş
carried
devam

Yarası önemsizmiş gibi asker devam etti. - The soldier carried on as if his wound was nothing.

Yüksek gürültüye rağmen konuşmaya devam etti. - She carried on talking in spite of the loud noise.

carried
taşı(mak)
carried
tasia
carry to
için taşıma

Tom'un bavulunu onun için taşımak zorunda kaldım. - I had to carry Tom's suitcase for him.

carried
taşı

O, o alışkanlığı mezarına kadar taşıdı. - She carried that habit to her grave.

Ben üç kitap taşıdım. - I carried three books.

English - English

Definition of carried to in English English dictionary

carried
past of carry
carried to
Favorites