Başını onun göğsüne yasladı.
- Sie legte ihren Kopf auf seine Brust.
Onun küçük göğüsleri var ama umursamıyorum.
- She has small breasts, but I don't mind.
Kuzenlerim arasında, bilirsiniz, en iri göğüsleri olan bir kız var.
- Among my cousins, you know, there's a girl with the most enormous breasts.
Meme kanseri bir hastalıktır.
- Breast cancer is a disease.
Sigara içmek meme kanserine neden olabilir.
- Smoking can cause breast cancer.
O, halk içinde emzirmeye utanıyor.
- She is embarrassed to breastfeed in public.
O yeterince anne sütü içmiyor.
- She doesn't drink enough breast milk.