bruder

listen to the pronunciation of bruder
German - Turkish
{'bru: dır} r erkek kardeş
r. 'bru: dır erkek kardeş
[der] erkek kardeş
erkek kardeş

İki erkek kardeşim var. - Ich habe zwei Brüder.

O, erkek kardeşimin bir arkadaşıdır. - Er ist ein Freund meines Bruders.

birader
tarikat üyesi
der Bruder
erkek kardeş
English - Turkish

Definition of bruder in English Turkish dictionary

brother
{i} kardeş

Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor. - My little brother is watching TV.

Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor. - My little brother is watching television.

brother
erkek kardeş

Erkek kardeşim, ben kadar büyük. - My brother is as large as I.

Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor. - My little brother is watching TV.

brother
brotherlyerkek kardeşe özgü
brother
vay canına!
brother
brotherhoodkardeşlik
brethren
din kardeşleri
brother
kayınbirader

Tom Mary'nin kayınbiraderidir. - Tom is Mary's brother-in-law.

O benim kız kardeşimin kocası. O benim kayınbiraderim. - He's my sister's husband. He's my brother-in-law.

brother
brotherin i enişte
bro
(Brother) Bir hitap kelimesi olarak, "kardeş", "dostum", "arkadaşım", "kanka"
brother
(fiil)y be, vay canına
brethren
(isim) tarikat üyeleri
brethren
kardeşler
brethren
i., çoğ. kardeşler
brethren
ihvan
brethren
{i} tarikat üyeleri
brethren
kardeş
brother
{i} dost
brother
birlik

Bugün Tom'un erkek kardeşiyle birlikte sinemaya gideceğim. - Today I'll go to the cinema with Tom's brother.

Erkek kardeşler gibi birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz, ya da aptallar gibi birlikte öleceğiz. - We must learn to live together as brothers, or we will perish together as fools.