bol bol miktarda

listen to the pronunciation of bol bol miktarda
Turkish - Turkish
(Hukuk) MEBZUL
Turkish - English

Definition of bol bol miktarda in Turkish English dictionary

bol miktarda
plenty of

You have plenty of time to catch the train. - Trene yetişmek için bol miktarda zamanın var.

He had plenty of money for his trip. - Onun yolculuk için bol miktarda parası vardı.

bol miktarda
abundantly

The government should finance education more abundantly. - Hükümet eğitimi daha bol miktarda finanse etmeli.

bol miktarda
copiously
bol bol miktarda
Favorites