bir noktada

listen to the pronunciation of bir noktada
Turkish - English
at some point

No controversy is ever over for good. It will always resurface at some point. - Hiçbir münakaşa hayrına bitmez, bir noktada illa ki tekrar su yüzüne çıkar.

Tom liked Mary for years, but at some point, his feelings for her changed to love. - Tom yıllarca Mary'den hoşlandı ama bir noktada onun için hisleri aşka dönüştü.

at one point
at a point
bir noktada toplamak
focus on
bir noktada toplamak
focus
Bir nokta
a point
belli bir noktada birleşmek
(Hukuk) converge
belli bir noktada görev yapan polis
point policeman
belli bir noktada görev yapan polis
policeman on point duty
belli bir noktada oynama
positional play
belli bir noktada yapılan polislik
point duty
bir noktada
Favorites