bekleidet

listen to the pronunciation of bekleidet
German - Turkish
~ sein (mit) bsi giyinmiş olm
giyinim
English - Turkish

Definition of bekleidet in English Turkish dictionary

clothes
{i} giysi

Annem bana birkaç yeni giysi yaptı. - My mother made some new clothes.

Biz onlara para ve giysi sağladık. - We provided them with money and clothes.

clad
kaplanmış
clad
giyinik/kaplı
clad
bürünmüş
clad
kaplı
clad
korunmuş
clothed
giyinmiş

Çocukların çoğu zar zor giyinmişti. - Many of the children were barely clothed.

clothed
giydirilmiş
clad
örtünmüş
clad
yastık
clothed
{f} giydir
clad
(Nükleer Bilimler) zarf
clad
{s} örtülü
clad
{s} sarılmış
clad
f., bak. clothe
clad
{f} giy: adj.giyinmiş,yastık