bağış

listen to the pronunciation of bağış
Turkish - English
grant

We must not take anything for granted. - Bağışlanan hiçbir şeyi kabul etmemeliyiz.

donation

The Japanese Dentists Association affair is an incident concerning secret donations from the Japanese Dentists Association to Diet members belonging to the LDP. - Japon Diş Hekimleri Birliği sorunu Japon Diş Hekimleri Birliğinden LDP ye ait olan Diyet üyelerine yapılan gizli bağışlarla ilgili bir olaydır.

There is an urgent need for donations. - Bağışlara acil bir ihtiyaç vardır.

endowment

The university's endowment has decreased steadily over the last ten years. - Üniversitenin bağışı son on yılda giderek azalmıştır.

grant, donation
largess
largesse
bestowal
offer
grant, donation, charity, benefaction, largess, largesse
benefaction
offering
gift
contribution

They are collecting contributions for the church. - Kilise için bağış topluyorlar.

bounty
donative
(Ticaret) subscription
giving

Instead of giving each other Christmas presents this year, we donated the amount we would have spent on presents to a charity. - Bu yıl birbirimize Noel armağanları vermek yerine hediyeler için harcayacağımız miktarı hayır kurumuna bağışladık.

I'm giving my old books away. - Eski kitaplarımı bağışlıyorum.

(Kanun) legacy
(Ticaret) remittance
charity

He contributed a lot of money to the charity. - Hayır kurumuna çok para bağışladı.

Tom donates half his salary to his favorite charity. - Tom maaşının yarısını sevdiği hayır kurumuna bağışlıyor.

beneficence
(Ticaret) concession
boon
pitance
endow

We hope someone endows the new university building. - Umarım biri yeni üniversite binasına bağışta bulunur.

He endowed the college with a large sum of money. - O, üniversiteye bol miktarda para bağışladı.

pittance
{i} benevolence
bağış kutusu
Donation box
Bağış eden endaze tutmaz
(Atasözü) The generous do not scrutinize
bağış olarak vermek
subscribe
bağış yapan kimse
subscriber
bağış yapan kimse
grantor
bağış yapmak
subscribe to
bağışlar
(Bilgisayar) pledges
bağışlar
offering
dini bağış
pittance
Turkish - Turkish
Hibe, teberru
Bağışlama işi veya biçimi
Bağışlanan şey, hibe, teberru
(Osmanlı Dönemi) İKRAM
bağış
Favorites